Mağara insanları için hayat zordu. "Sadece 'yaşamak' " bile ciddi bir çaba istiyordu.
.....Hayatta kalmaktı önemli olan.
Şimdi ise durum biraz farklı.
.....Bazılarımız için hayatta kalmak hala bir zorlu bir iş.
Ama genele bakarsak; "sadece 'yaşamak' " artık o kadar kolay bir iş ki, fark etmiyoruz bile.
Bizim başka sorunlarımız var.
.....Eski sorunların günümüz çağına uyarlanmış halleri belki de.
"
Maslow'un ihtiyaçlar hiyararşisi"nde üst basamaklara çıktık çünkü biz.
Peki nasıl tırmandık o basamakları?
Düşünerek, tasarlayarak, oluşturarak, geliştirerek...
Başta amaç neydi?
Hayatı daha yaşanır hale getirmek, kolaylaştırmak, anlamak.
.....Daha kolay avlanmak için bir mızrak, daha temiz olmak için sabun, bilgilere hızla ulaşmak için bir bilgisayar...
Gerçekten çok kolaylaştı hayat.
.....Dinazorlardan kaçma çabası yerine;
.....Borulardan akan sıvıların hızları.
Gerçekten çok anlam kazandı hayat.
.....Güneş tutulmasının gizemi yerine;
.....İzafiyet teoremi.
Maslow'un piramidinde zamanının ilerisinde olan insanların
.....-Örneğin İyonyalılar'ın-
bunu yapabilmesinin sebebi, alt basamaklarda ki zorlukları halletmiş olmalarıydı.
Emin değilim yaptığımız veya yapmaya çalıştığımız şey bu mu ama;
üst basamakları da halledince ne yapacağız?
Herşeyi yapmış olmaktan sıkılan, zengin çocuklara mı döneceğiz?
Hayatın anlamı "anlamak" mı?
Yoksa "Yaşıyoruz işte bea!" mi?
-
Peh, gene kendi kendimi gaza getirdim. Oysaki tek söylemek istediğim; "Banane ulan termodinamiğin ikinci kuralından!" idi. Olmadı, yapamadım, gene başaramadım.
Haydi eller havaya, baş parmak ve işaret parmağı açık şekilde "L" harfi yapıp, yumruğumuzu alnımıza koyup, oynatıyoruz; "Luuzıııır, luuuuuzır!" diye sesler çıkararak!..